Osteoporozda beslenme

OSTEOPOROZDA BESLENME

Hatice Yıldız (Diyetisyen)

 

Osteoporoz (Kemik erimesi) kemik kütlesinin azalması ve kemik dokusunun bozulması sonucunca kemiklerin zayıflayıp kırılganlığının artması ile karakterize yaygın görülen bir iskelet sistemi hastalığıdır. Hayatın ilk evrelerinde oluşan doruk kemik kütlesinde en etkili faktör kişinin genetik yapısıdır. Bu nedenle ailede bulunan osteoporoz öyküsü, osteoporoz riskini arttırmaktadır. Kemik gelişimini büyük ölçüde genetik faktörler belirlese de kişinin yaşam tarzı da önem taşımaktadır. Yetersiz kalsiyum ve D vitamini alımı, aşırı tuz ve kafein tüketimi, sigara içimi, kalsiyum atımını arttıran ilaçların kullanımı, hareketsizlik ve aşırı zayıflık gibi faktörler kemiğin sağlıklı gelişiminde etkilidirler.

Beslenme, yeterli kemik kütlesinin oluşumunda ve çocukluk çağından genç erişkinliğe kadar kemik sağlığının bütününde önemli bir rol oynamaktadır. Hareketsizlik kemiklerden mineral ve protein kaybını arttırarak; aşırı tuz ve kafein alımı idrarla kalsiyum atılımını arttırarak osteoporoza zemin hazırlar. Osteoporozun önlenmesi çocukluk, ergenlik ve gençlik dönemlerinde optimal kemik gelişimi ile başlar. Kemik yaşayan doku olduğu için kemikler ve iskelet doğumdan ergenliğin sonuna kadar sürekli gelişir ve büyür. Kemik yapımı ve yıkımı bireyin yaşına ve fizyolojik durumuna göre değişir. Büyümenin hızlı olduğu çocukluk ve ergenlik döneminde kemik yapımı çok hızlıdır. Otuzlu yaşlara değin yapım yavaşlayarak sürer ve kemik mineral içeriği doruk noktasına erişir. 30 yaşından sonra yıkım yapımın önüne geçer. Menapozla birlikte kemiğin yıkım hızı artar. Erkekte yıkım kadına göre daha yavaştır. Yaşam boyu yeterli kalsiyum alımı yaşla birlikte ortaya çıkan kemik kaybına karşı birincil koruyucu faktördür. Çocukluk ve ergenlik döneminde süt alımı, erişkin dönemdeki kemik kütlesini ve yoğunluğunu arttırmakla kırık riskini azaltır. Çocuklar için yaş durumuna göre 400-700mg/gün, gençler için 1300mg/gün kalsiyum önerilmektedir. Menapoz öncesi erişkinlerde doruk kemik kütlesinin sağlanabilmesi için günlük 1000mg kalsiyum alımı gerekmektedir. Gebelik ve emzirme döneminde 1000-1200mg/gün olarak verilmektedir. Menapoz sonrası ortaya çıkan östrojen çekilmesine bağlı görülen kemik kaybı ve kırık riskini azaltmak için önerilen kalsiyum miktarı 1200mg/gündür. Osteoporozu önlemekte ve tedavi etmekte beslenmenin önemi büyüktür. Gerekli olan besinlerin diyetle alınmasının yanında, aşağıda belirtilen diyet önerileri de kemik sağlığını koruma açısından önemlidir.

 

Kalsiyum

Kalsiyum kemiklerin temel taşıdır. Vücut kalsiyumunun %99`u kemiklerde yerleşmiştir. Kalsiyumun kaynakları belirlenirken emilimini etkileyen etmenlerin de birlikte düşünülmesi gerekir. Kalsiyum için en iyi kaynaklar emilebilen kalsiyumu en iyi içeren kaynaklardır. Bu yüzden yiyecekler kalsiyumun en iyi, orta ve zayıf kaynakları olarak sınıflandırılabilir. En iyi kaynaklar süt ve süt ürünleridir. İyi kaynaklar pekmez, susam, fındık, fıstık, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve kurutulmuş meyvelerdir. Orta derecede kaynaklar yeşil sebzeler, yumurta, portakal, limon, çilek gibi besinledir. Zayıf kaynaklar ise tahıllar ve etlerdir. Kafein ve tuz vücuttan kalsiyum kaybını arttırır. Kafein içeren çay, kahve, kola gibi içeceklerin aşırı tüketiminden sakınılmalıdır. İçecek olarak süt, ayran ve bitki çayları tercih edilmelidir. Günlük gereksinim 2 su bardağı süt/yoğurt + 1 kibrit kutusu peynir + 2 porsiyon sebze yemeği + 4 porsiyon meyve ile karşılanabilir. Diyetle yeterli kalsiyum alınmadığında kalsiyum tabletleri alınabilir. Günümüzde kullanılan kalsiyum preperatları 600-1200mg arası kalsiyum içermektedir. Bu preperatlar doktor önerisi ve takibinde kullanılmalıdır. Aşırı kalsiyum alımının yan etkileri ise kabızlık, böbrek ve idrar yollarında taş oluşumu ve kansızlıktır. Böbrek taşı riski olanlar kalsiyum tableti alımından sakınmalıdır. Tabletler demir kaynağı besinlerle alınmamalıdır.

 

Tablo 1. Günlük önerilen kalsiyum miktarları

Çocuk

0-12 ay                400mg/gün

1-3 yaş                500mg/gün

4-8 yaş                800mg/gün

9-18 yaş             1300mg/gün

Kadın

19 yaş- menapoz         1000mg/gün

Menapoz sonrası         1200mg/gün

Hamilelik                    1200mg/gün

Emzirme                     1000mg/gün

Erkek

19-49 yaş                    1000mg/gün

50 yaş ve üzeri            1200mg/gün

 

 

Tablo 2. Bazı yiyeceklerin içeriğindeki kalsiyum miktarı

Yiyecek

Miktar

Kalsiyum (mg)

Süt (yağlı)

1 bardak (200ml)

240

Yoğurt (az yağlı, meyveli)

1 kap (150g)

210

Yoğurt (az yağlı)

1 kap (150g)

243

Kaşar peyniri

1 kalın dilim (45g)

146

Beyaz peynir

1 kibrit kutusu

100

Yumurta sarısı

1 adet

147

Marul

1 porsiyon

 

Brokoli

85gr

34

Kıvırcık lahana

95gr

143

Badem

12 adet (26g)

62

Susam

1 çorba kaşığı

80

Fındık

20 adet

28

Ceviz

6 adet

38

Sütlaç

1 porsiyon (200g)

176

Dondurma (sütlü)

1 porsiyon (75g)

90

Sardalya

1 porsiyon (100g)

33

Ekmek

1 orta dilim (30g)

10

Kayısı (kuru)

4 adet (160g)

117

İncir (kuru)

4 adet (220g)

260

Portakal

Soyulmuş 160g

75

D Vitamini

D vitamini kalsiyumun barsaklardan emiliminde rol oynar. Kemik mineralizasyonunda önemlidir. Çocuklarda şiddetli D vitamini yetersizliklerinde kemiğin mineral içeriğinin azalmasıyla karakterize raşitizm görülür. Raşitizm, büyüyen kemiğin hastalığıdır. Eğer mineralizasyondaki bu yetersizlik büyümesi tamamlanmış bir organizmada olursa buna osteomalazi adı verilir. Raşitizm özellikle süt çocuklarında ve ilk yaşlarda görülür. Kemikler yumuşar ve kolay bükülebilir bir hal alır. Osteomalazi ise daha çok yaşlı insanlarda görülür. Bu hastalıkta kemikler raşitizmde olduğu gibi yumuşaktır. Kalsiyum ve fosfor oranında bir değişim vardır.

D vitamini yaz aylarında güneş ışınları aracılığı ile vücutta sentezlenir. Üç yaşından büyük çocuklar ve yetişkinler güneş ışınlarıyla günlük gereksinimlerini karşılayabilirler (15 dakika el, kol ve yüzlerinin güneş ışınlarına maruz kalması). Üç yaşından küçük çocuklara günlük 400 İU D vitamini içeren preperatlar verilmelidir. Giyimi kapalı olan, gebe ve emzikli kadınlarda da D vitamini preperatı alınması uygundur. Yaşlılarda deride D vitamini sentez kapasitesi azdır. D vitamini diyetle alınabilir. Diyetle alım kış aylarında daha çok evde yaşayan ve güneş ışınlarına maruz kalmayan yaşlılarda önem taşır. Diyetle alınacak D vitamini kaynakları sınırlıdır. En fazla D vitamini içeren besin balık karaciğeri ve yağlarıdır. Günlük gereksinim her yaş için 400 İU D vitamini preperatı ya da her gün verilen bir çay kaşığı balık yağı ile giderilebilir.

 

Protein, Magnezyum ve Fosfor

Kemik yapımını arttıran hormon ve büyüme faktörlerinin yapısının sağlanabilmesi için diyetle yeterli miktarda protein alımı gereklidir. Özellikle protein alımının yetersiz olması yaşlılarda önemlidir. Düşük protein alımı kas kütlesi ve kas gücünde azalmaya neden olduğu için düşmelere ve kırık riskinde artışa neden olur. Günlük 1gr/kg protein alımı önerilmektedir. Yağsız et, balık, yumurta ve süt ürünleri hayvansal proteinden zengin, baklagiller ise bitkisel proteinden zengin besinlerdir.

Fosfor, kalsiyum ile birlikte kemiğin önemli bir bileşeni olan kalsiyum fosfat tuzunu oluşturmaktadır. Diyette kalsiyum ile eşit oranlarda fosfor alınmalıdır. Kalsiyumda olduğu gibi D vitamini emilimini kolaylaştırır. Proteinden zengin besinler fosfordan da zengindir.

Magnezyum kemik ve dişlerin yapısında kalsiyum ve fosforla bulunan önemli bir kemik mineralidir. Magnezyum kas ve sinir sisteminde de etkilidir. Eksikliği genellikle görülmez. En iyi kaynakları badem, ceviz, fındık, fıstık gibi sert kabuklu meyveler, kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzelerdir.

 

Diğer Besin Öğeleri

Genel olarak sebze ve meyveler çok sayıda vitamin, mineral ve antioksidan içerir. Yoğun sebze ve meyve tüketiminin kemik yoğunluğu üzerine olumlu etkileri olduğu gösterilmiştir.

K vitamini kemik mineralizasyonu için gereklidir. Düşük K vitamini düzeyleri kemik yoğunluğunu azaltarak kırık riskini arttırabilir. K vitamini kaynakları yeşil yapraklı sebzeler (marul, ıspanak vb), kuru baklagiller, balık ve bazı fermente peynirlerdir.

Çinko kemik dokusunun yenilenmesi ve mineralizasyonu için gerekli bir mineraldir. Yaşlılarda ılımlı eksikliği görülebilir. Hayvansal yiyeceklerdeki çinkonun emilimi genellikle bitkisel yiyeceklerdekinden daha yüksektir. Diyette çinko kaynakları yağsız kırmızı et, ve et ürünleri, kümes hayvanı etleri ve tahıllardır.

Plazma homosistein düzeylerinin yüksek olmasının azalmış kemik mineral yoğunluğu ve kırık riskinde artış ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Homosisteinin diğer aminoasitlere dönüşümünde rol oynayan B6 ve B12 vitaminleri bu etkileri ile osteoporozda koruyucu rol oynayabilir.

Osteoporoz toplumda yaygın olarak gözlenen bir halk sağlığı sorunudur. Osteoporozun önlenmesi ve hastalığın tedavisi, risk faktörlerinin önlenmesi, ilaçlar, düzenli muayene ve tetkikler gibi birçok bileşenden oluşur. Sağlıklı ve dengeli beslenme osteoporozun önlenmesinde değiştirilebilen risk faktörlerinin başında gelir.

 Akılcı ilaç kullanımı, Rasyonel ilaç kullanımı, ilaçların bilinçli kullanımı

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam47
Toplam Ziyaret650594